Samsun Kültür Turizm A.Ş.

+90 362 457 66 33
<>

ETKİNLİKLER

CANİK

14.01.2015 09:46


Nüfusu 89 bin dolaylarındadır.Yerli halk arasında “Cenik” şeklinde kullanılan bu sözcük sürülerin kışın barındıkları çukur yer anlamına gelmekte ve daha ziyade coğrafi ve idari bir bölgeyi ifade etmektedir. Canik adı son dönemlerde merkezi Samsun olan Sancak’a verilmiştir. 1960’lı yıllara kadar Canik Beldesi, yerleşim alanı olarak Hasköy, Hacı İsmail, Teknepınar köyleri ve seyrek yayılmış çiftçi evlerinden ibaretti. Bu köyler Kurtuluş Savaşı sonrasında yapılan mübadelede Balkanlardan gelenlerin yerleştirildiği bölgeler olmuştur. Ordu-Ankara karayolunun geliştirilmesi, küçük sanayi sitelerinin kurulması bölgede önemli bir hareketlilik oluşturmuş ve yerleşim alanları hızla büyümüştür. İlçe sınırları içinde 19 Mayıs Stadyumu, Doğu Park, Amfi Tiyatro, Bandırma Gemisi Müzesi, Toptepe Tümülüsleri yer almaktadır.

Tarihi

Samsun’un dolayısıyla Canikin eski tarihine ait bilgiler azdır. Klasik tarih Samsun’un MÖ 6. yüzyılda Miletli denizci göçmenler tarafından kurulduğunu gösterir. MÖ 4. yüzyılda Pershakimiyetine girmiş ve MÖ 3. yüzyılın ortalarında Pontus Krallığı’na bağlanmıştır. Pontus Kralı Büyük Mithridates, Sinop ile Amisosu kendisine idare merkezi olarak seçmiştir.Bizans döneminde Amisos, Armeniak temasına (idarî bölge) dahil bulunuyordu. Şehir Türklerin burayı fethine kadar bir ticaret merkezi olarak yaşamaya devam etti.1960lı yıllara kadar Canik, yerleşim alanı olarak Hasköy, Hacıismail, Tekkepınar köyleri ve seyrek yayılmış çiftçi evlerinden ibaretti. Bu köyler, Millî Mücadele sonrası yapılan mübadele sonucu Rumlardan alınarak Balkanlardan getirilen vatandaşlarımızın yerleştirilmesi ile oluşturulmuştur.

Bölgede bu günkü stadyumun yerinde hipodrom, Yeni Mahallede küçük bir teyyare alanı ve yer yer bataklıklar vardı. Ordu - Ankara karayolunun geliştirilmesi, küçük sanayi sitelerinin kurulması, garajlar ve hâl gibi kentsel donatıların yapılması ilçede önemli bir hareketlilik oluşturmuş, yerleşim alanlarının hızla büyümesine neden olmuştur.

2009 yılından itibaren ilçe olan Canikte 19 Mayıs Stadyumu, Doğu Park, Amfi Tiyatro, Bandırma Vapuru Müzesi, Toptepe Tümülüsleri, Meşe Dinlenme Tesisleri  gibi önemli yerler vardır.


İLKADIM

14.01.2015 09:45


Dündar Tepe höyüğünde yapılan arkeolojik araştırma ve incelemeler Kalkolotik ve Bakır Çağlarına ait bir uygarlığın yaşadığını ortaya koymuştur. Anadoluda Yunan kolonilerinin kurulduğu dönemde ilçe, Amisos adlı küçük bir yerleşim merkezi idi. Şehrin İon şehir devletlerinden Miletoslular (Millet) tarafından kurulduğu kabul edilmektedir.

M.Ö.47de Romalı Sezar ın kesin egemenliğine giren şehir, bu egemenliği izleyen ve Hıristiyanlığın yayıldığı Bizans döneminde bir piskoposluk merkezi olarak siyasal tarihte ve dinler tarihinde yer alır. 1071 Malazgirt Zaferi ile Anadolu kapılarının Türklere açılmasından sonra şehir, Anadolunun fethi ile görevli komutanlardan Melik Danişment Gazi ve onun kurduğu Beyliğin denetimi altına girmiştir. 

Çelebi Sultan Mehmet eliyle 1413 de Osmanlı yönetimine katılmış, 1427 yılında da Canik adıyla ilk kez haritaya geçmiştir. Tütün ekiminin yaygınlaşması ve buharlı gemilerin Karadenizde işlemesiyle 19.yy. da şehir Karadeniz de küçük bir iskele olma durumundan kurtulmuş, ekonomik ve sosyal açıdan gelişmeye başlamıştır. 1869 yılında büyük bir yangın geçirmiş ve hemen hemen tamamı yanarak kül olmuş, Fransadan getirilen bir mimarın planına göre sokak ve caddeler boyunca evler yeniden yapılmıştır. Zengin bir ticaret merkezi ve şehri olduğundan kısa zamanda kalkınmayı başarmıştır.

1.Dünya Savaşından sonra parçalanan ve düşmanlar tarafından istila edilen vatanımızı kurtarmak için Gazi Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919da Samsuna ayak basarak Milli Mücadeleyi başlattı.

Millî Mücadelenin Atatürk tarafından dile gelen hikâyesinin ilk cümlesi, \\\" 1919 senesi Mayısının 19uncu günü Samsuna çıktım\\\" ile başlar. 19 Mayıs bir başlangıçtır; fikir ve karar sahibi Atatürkün hedefine varan yolda ilk adımdır. 

Atatürkün 19 Mayıs 1919da Samsuna ayak basmasıyla birlikte, Türk tarihinde ilk defa kişisel egemenlikten, Millî Egemenliğe geçiş süreci başlamıştır. Atatürk, Samsuna ayak bastığı andan itibaren, hem içe, hem de dışa dönük olarak, dinî ve batılı fikirleri yanına almış ve bunların senteziyle Anadoluda tek idare, tek devlet, tek egemenlik, tek kumandan, tek meclis ve tek millet fikirlerinden hareket ederek, her alanda gerçek Millî Egemenlik ilkesini uygulamaya çalışmıştır. 

İşte böyle tarihi bir adımın atıldığı bir bölgedir İLKADIM ve adını Türk tarihinin kaderini değiştiren bu adımdan alır.

Samsun il merkezinde 2008 yılında kurulan bu ilçenin nüfusu 312 bin dolayındadır. Yaklaşık 7,5 km uzunluğunda bir sahil şeridi boyunca yerleşen ilçede temel ekonomik faaliyet ticarettir. Üç  müze ve iki  kütüphane bulunmaktadır. Kültür Bakanlığı’na bağlı Devlet Opera ve Balesi, Samsun Devlet Klasik  Türk Müziği Korosu, Türk Halk Müziği Korosu, Türk Sanat Müziği Gençlik Korosu, Türk Halk Oyunları etkinlikleri düzenli olarak sürdürülmektedir. Ayrıca Devlet Tiyatroları Samsun Sahnesi de açılmış olup Salı ve Çarşamba günleri AKM de oyun sergilenmektedir.

İlkadım ilçesi, batısında Atakum, doğusunda Canik, güneyinde Kavak ilçeleri ve kuzeyde ise Karadeniz ile komşudur. Yeryüzü şekilleri bakımından üç ayrı özellik gösterir. Birincisi güneyindeki dağlık kesim, ikincisi; dağlık kesimle kıyı şeridi arasında kalan yaylalar,üçüncüsü yaylalarla Karadeniz arasındaki kıyı ovalarıdır.

Kürtün ve Mert Irmağı arasında,Kuzeyden Güneye uzanan topraklar üzerinde yer alır.


ALAÇAM

14.01.2015 09:44


Yakakent’ten yola çıkıp, Samsun Sinop Karayolu’nda, doğu istikametine doğru yol aldığınızda şirin bir sahil kasabası olan Alaçam’a varıyorsunuz. İlçenin Samsun’a uzaklığı 78 km Yaklaşık 30.000 kişinin yaşadığı Alaçam nüfusunun 19.314’ü köylerde yoğunlaşmış. Yazları serin, kışları ılık ve soğuk; burada da tipik Karadeniz iklimi hüküm sürüyor. Temmuz ayında ortalama sıcaklık 35 derece iken, Ocak aylarında -5 civarında.

İlçe merkezi

Karayolundan sola sapıp yukarıya doğru çıkılıyor. 2-3 katlı, altı dükkan  olan  binaların  önünden  ilerliyoruz. Yol kendiliğinden hafif sola kıvrılıyor. Alaçam’ın merkezindeki Anadolu Beyler Beyi Sadi Bey Camisi’nin   dış   cephesi   mozaik   ile kaplanmış. Bu nedenle tarihi eser olduğu dışarıdan bakıldığında anlaşılmıyor ne yazık ki. Camiyi geçtikten sonra sağdaki alan geleneksel ilçe alanı özelliğini taşıyor. Alanın  güney  ucunda  bir  Atatürk Heykeli yer alıyor. Bu alan aynı zamanda il ve ilçelere hizmet veren bir garaj. Batı tarafında ise 2 katlı binaların   altındaki dükkanlarda alışveriş canlılığı yaşanıyor.

Geçim  kaynakları: 

Tarım ve balıkçılık

Alaçamlılar  hem  tarım  yapıyor,hem de balıkçılık. Çiftçiler ağırlıklı olarak tütün, buğday, fındık, arpa ve çavdar yetiştiriyor. Sebze ve meyvenin ise her çeşidi üretiliyor. Toprağı verimli, iklim de ekime dikime elverişli.

Balıkçılık da  ekonomilerinde önemli yer tutuyor. Balık pek bol. Hamsi, istavrit, palamut, lüfer, kefal, barbunya, mezgit ve kalkan balıklarını avlıyor Alaçamlı balıkçılar.

Horon ve Rumeli oyunları 

Alaçam ilçe merkezinde yaşayan halkın büyük bölümü mübadil olduğundan düğünlerde genellikle Zigoş, Debreli Hasan, Vardar Ovası, Topal Ağa adlı Rumeli oyunları ağırlık kazanıyor.

El sanatları

Ellerindeki en bol malzeme ağaç, saz ve yün olunca Alaçamlılar kilim dokumacılığı, hasır örücülüğü, ağaç işlerinde ustalaşmışlar.

Alaçam Mutfağı

Tavuk eti ile yapılan Herse, özellikle Çerkez köylerinde yapılan Aluş yemekleri; çiğ kıymadan içine baharat katılarak yapılan kapaklı pidesi, Palamut balığından yapılan palamut dolmasının tadına doyum olmuyor.

Bahar aylarında yapılan koyun peyniri de çok lezzetlidir.


AYVACIK

14.01.2015 09:43


1990  tarihinde  Ayvacık  Köyü  ve Keskinoğlu Köyü’nün birleşmesi ile Ayvacık ilçesi kurulmuştur. Samsun’a 62  km  uzaklıktaki  Ayvacık  Tokat, Amasya ve Ordu illeri ile Asarcık, Çarşamba  ve  Salıpazarı  ilçelerine komşudur.Canik   Dağları’nın   kuzey eteklerinde, Suat Uğurlu Baraj Gölü’nün kıyısında yer alan Ayvacık’a ulaşım,   Samsun'dan   Çarşamba'ya kadar  Samsun-Ordu  devlet  karayolu   ve   Çarşamba'dan   sonra   28 km’lik il yolu ile sağlanmaktadır.  Eski  tapular  incelendiğinde  Ayvacık’tan gezi yeri olarak bahsedildiği görülüyor.

Merkezi

Suat  Uğurlu  Baraj  Göleti’nin  kenarındaki Ayvacık’ın yolu virajlı bir yoldur. Zaman zaman rampa tırmanışları, zaman zaman da inişlerle Ayvacık’a varıyorsunuz.

Ayvacık’ın karşı kıyısında da köyleri bulunmaktadır. İki yaka arasında ulaşım küçük bir feribotla sağlanıyor. Belediye binası hemen ilçe girişindedir. Farklı bir yerleşme planı var. Kaymakamlık  binası  girişte,  göl kenarında yer almaktadır.  Ortadaki  yolda  alışveriş için dükkanlar dizilidir.

Göletin etrafında üç-dört tane kahvehane var. Oturup manzaraya karşı bir çay, bir kahve içmek son derece keyifli olmaktadır.

İlçenin büyük bölümü ormanlık arazidir.

Barajın etrafı da fındık ocağı yer alıyor. İlçe halkı fındık ve ormancılıktan geçimini sağlıyor.

Barajdan yayın balığı, aynalı sazan, Japon levreği, kefal çıkıyor. Ayvacık’ın  büyük  bölümü  orman alandır.

Ancak orman vasfını kaybetmiş, alanlar zaman içinde tarım  arazisine  dönüştürülmüştür.

İlçe halkının %90ı tarımla,  kalanı da ticaretle ve balıkçılıkla geçiniyor. Mısır, buğday, arpa ve fındık üretiyor Ayvacıklılar.

1982 yılında hizmete giren Hasan Uğurlu   Yeraltı   Santrali   ile   Suat Uğurlu Hidroelektrik Santrali ülkemizin enerji ihtiyacını karşılayan önemli   santrallerden.

Çam ormanları

Ayvacık’ın özellikle Hasan Uğurlu Baraj Gölü çevresindeki çam ormanlarıyla kaplı alan piknik ve mesiresi alanları ilkbahar ve yaz mevsiminde Samsun'lular tarafından büyük rağbet görüyor.

El Sanatları

Cecim

Ayvacık’ta  el  sanatları  denilince,  ilk akla, el tezgahlarında halis yünden dokunan “cecim” geliyor. Yere sermek için dokunan kilimlere cecim derlerken, kadın ve çocukların bellerine bağladıkları bağlar da cecim olarak adlandırılıyor.

Ayvacık Mutfağı

Ayvacıkın geleneksel yemekleri "keşkek" ve "Haluç". Keşkekin yapılışı oldukça zahmetli, bir o kadar da lezzetli bir yemektir. Önce buğday özü suda iyice pişiriliyor. Bu pişirme işlemi boyunca buğday devamlı olarak karıştırılıyor ve krema kıvamına geliyor. Pişirirken içine kemiksiz, tavuk etini de koyup, et liğme liğme oluncaya kadar karıştırmaya devam ediliyor. Keşkek, kıvamına geldikten sonra üzerine tereyağı ilave edilerek servis yapılıyor.


BAFRA

14.01.2015 09:42


Samsun’a 51 km mesafede olan Bafra, kuzeyden Karadeniz’e açılıyor, güneyinde Kavak yer alıyor. Kızılırmak deltasını kaplayan ve tamamen Kızılırmak tarafından oluşturulan Bafra ovası, güneyindeki Canik Dağları’nın uzantısı olan, 1225 m.  yükseklikteki  Nebyan  Dağı  ile çevrilidir. 

Bafra'nın merkezine girerken;

Bafra’ya giren yol çok güzel düzenlenmiştir. Çiçekler ve aralıklarla dikilmiş çamlar insanın içini  açıyor. Her rampadan aşağı inerken her iki tarafta da evler sıklaşıyor. Bafra’nın girişi insanda gelişmiş bir yere  geldiğiniz  hissini  vermektedir. Bafra’da ekonominin lokomotif tarımdır. Başta tütün olmak üzere sebze ve meyvecilik çok gelişmiştir.

Derbent Barajı

Derbent Barajı’na gitmek için  Çetinkaya Köprüsü’nden geçip, "Kolay" yoluna sapılıyor. Sapaktan itibaren Asar Kale’ye ulaşmak için yaklaşık  35  km’lik  bir  mesafe  bulunmaktadır . Dağların tepesine kadar tarım yapılıyor. Bu da  bir  anlamda  ormanlık  arazinin yok oluşu demek. Yeni su kanalları yol boyunca sizi takip ediyor. Kızılırmak solunuzda, baraja yaklaştığınızı  müjdeliyor.  Aman  dikkat!!! Yol boyunca karşıdan karşıya geçen kaplumbağalarla   karşılaşabilirsiniz. Yol boyunca gelişimini sürdüren organik mısırlar eşlik ediyor size ve Derbent Barajı karşımızda. Baraj gölünün çevresi de tarım arazi olarak değerlendiriliyor. Baraj gölünün iki tarafında dik yarlara  oyulmuş kaya mezarları insanda hayranlık uyandırıyor.

Bafra’da eğlenceler 

Ramazan ayının 14'ünü 15'ine bağlayan gece ilçede "Sele-Sepet Şenlikleri" adında şenlikler yapılıyor. Sele-sepet gecesi büyüklerle küçüklerin bir arada  eğlendiği  bir  şenliktir.  Eğlence için bir gün önceden hazırlıklar yapılıyor. Herkes çocuğuna halk arasında "sele-sepet" denilen fenerler alıyor. Daha sonra gelecek küçük misafirler  için  şeker,  bozuk  paralar  veya meyve  bulunduruluyor.  Sele-sepet gecesi şenliklerle başlıyor.

Tarım fuarı da ayrı bir şenlik

Her yıl Temmuz ayında tarım fuarı ve geleneksel kavun-karpuz yarışmaları düzenliyorlar.

7 Mayıs Geleneği

Bafralılar,  7  Mayıs  sabahı  kırlara  ve mesirelere giderek gün boyu eğleniyor. O günün sabahı dilekte bulunarak göle ye da akarsuya bir taş atarlarsa, dileklerinin olacağına inanıyorlar.

Bafra Tatları

Bafra, pidesi, köftesi, nokulu ve kaymaklı lokumu ile ünlüdür. Nokul, hamurun  içine  ceviz  ve  kuru üzüm  konularak  yapılır. Bir  de  balkaymak  dondurması meşhur. Günümüzde  ne  yazık  ki unutulmaya  yüz  tutmuş olan Erik Yemeği nefis bir yemektir. Kurutulmuş asıl karaca erik, kuşbaşı et tereyağı ile yapılan Erik Yemeği aynı zamanda midevi ve çok hafiftir.