Samsun Kültür Turizm A.Ş.

+90 362 457 66 33
<>

ETKİNLİKLER

ÇARŞAMBA

14.01.2015 09:40


Samsun-Ordu  karayolu  üzerinde, Çarşamba   Ovası’nda   kurulmuş, Yeşilırmak'ın iki yanına yayılmış. Samsun’a  36  km  uzaklıkta.  Ulaşım  sadece  karayoluyla  sağlanıyor. Tarihi demiryolu hattı ne yazık ki söküldü. Terme, Tekkeköy, Karadeniz kıyıları, Ayvacık ve Salıpazarı  ilçeleri  ile  komşu.  Çarşamba,  hem  yüzölçümü  hem  de nüfus    yoğunluğu    bakımından Samsun’un  ikinci  büyük  ilçesi. Bafra  ilçesi  gibi,  Çarşamba   da Yeşilırmak'ın   biriktirdiği   bir   birikinti ovasıdır. Yeşilırmak, ovayı ikiye bölüyor. Canik Dağları’nın uzantısı olan dağlar, ilçenin güneyinde kalıyor.  Canik  ormanlarla  kaplıdır. Ama  ovada,  tek  ormanlık  alan Çaltı Burnu üzerindedir.

Türkiye'nin  büyük  akasularından, 416  km  uzunluğundaki  Yeşilırmak ovaya ve Çarşamba’ya can veriyor.  Sivas'taki  Köse  Dağları’ndan (2801 m) doğup, Canik Dağları’nı aşarak Çarşamba Ovası’nı  sulayıp,  Civa  Burnu’ndan Karadeniz'e dökülüyor. Yeşilırmak'ın denize yakın kısımlarında delta gölleri oluşmuş. Sahilde yer alan bu göller; Dumanlı Gölü, Akarak Gölü, Akmaz Gölü ve Kocagöl. Diğer göller ise ırmak yatağının değişmesi sonucu oluşmuştur.

Bunlar; Sazlık Gölü, Çilme Gölü, Körırmak  Gölü’dür.

Göllerin  çevresi  sazlık  ve  bataklıkla çevrilidir.

İlçe merkezi

Yeşilırmak  Çarşamba’yı  ikiye  bölmüş. Kent  yaşamı  da  bu  nedenle hep iki yaka olmuş. Bir tarafta yaşayanlar, öteki tarafa "karşı yaka" demişler. "Karşı yaka"ya geçmek deyim olmuş. Geçit veren tek köprü varmış balangıçta. 20. yy. başlarında ahşap olarak yapılan, ardından Yeşilırmak sularına daha dayanıklı olması için taşa dönüştürülen tarihi köprü. Öyle taşkınlar yaşanmış ki, bu köprü bile zorlanmış, zaman zaman takviye gerekmiş. Simdi Yeşilırmak üzerinde iki köprü var. İkincisi, şehir dışından geçen Samsun Ordu karayolunun  üzerinde. Üçüncüsü da yapım aşamasında. Tarihi köprünün de güneyinde, kentin eski ve yeni mahallerini bir birine bağlamaya hazırlanıyor. Bu köprüyle, Samsun-Ordu Karayolu’yla sıkışan kentin,  güneye  doğru  büyüyeceği hesaplanıyor. Kent merkezi kentin doğu yakasındadır. Belediye ve kaymakamlık binaları, devlet kurumları bu yakadadır. Batı bölüm ise önce tren istasyonu çevresinde gelişmeye başlıyor. Çarşamba’nın ilk orta okulu ve lisesi de bu yakada inşa ediliyor.

Yeşilırmakın suladığı ova, tarıma son derece elverişlidir.

İlçede tarım, Türkiyeye üretim yapacak kadar gelişmiş durumda. Yetiştirilen ürünler; buğday, arpa, çeltik, fasulye, soya fasulyesi, nohut, şeker pancarı, ayçiçeği, şeftali, fındık ve elma başta olmak üzere çok çeşitli. Samsun, Türkiye'deki mısır üretiminin %40’ını sağlarken, mısırın çoğu Çarşamba’da üretiliyor. İlçede 450 dekarlık alana tütün dikiliyor ve yılda ortalama 42 ton tütün yetiştiriliyor. Ekime ve dikime elverişli alanların geniş olması, çiftçilerin verimli alanlarda sebzecilik  yapmalarına  da  olanak sağlamıştır. Çarşamba, sanayi alanında da gelişmiş bir ilçedir. Özellikle yörede üretilen fındığı işleyerek, Almanya, ABD, Suudi Arabistan, Hollanda, Belçika, İsviçre, Birleşik Arap Emirlikleri, İtalya gibi ülkelere ihraç eden üç fındık kırma fabrikası vardır. Ayrıca deniz ürünlerini işleyerek Fransa'ya ihraç eden iki küçük fabrika da mevcuttur.

Çarşamba mutfağının ecesi “mısır” ve pidedir.

Mısır pastası, mısır çorbası, keşkek, karalahana çorbası ve sarması, kaz tiridi, yörenin en ünlü yemekleridir. Buğday unundan yapılan "Çarşamba pidesi" de son derece lezzetli, mutlaka denemelisiniz. Büyük şehirlerde Samsun ve Bafra pidesi olarak tanınan kapalı pidenin hası Çarşamba’da yapılır aslında. Eskiden has pideciler vardı, şimdi de pidecilerin yanısıra her çeşit yemek servisi veren dükkanlarda da bir pide fırını bulunuyor. İnce açılan pide hamuru kıymalı, peynirli, çökelekli iç malzeme yerleştirildikten sonra kapatılıyor ve fırına sürülüyor. Odun fırınında pişirilen pide, üzerine tereyağı sürülerek servis yapılıyor. Açık pide çeşitleri de mevcuttur. Pastırmalısı, yağlı yumurtalısı en çok rağbet edilenlerin başında geliyor.


HAVZA

14.01.2015 09:38


Ankara - Samsun Karayolu yolu üzerindeki Havza, Orta ve Karadeniz bölgesinin sahil illerini İç Anadolu, Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerine bağlayan önemli bir karayolu ve demiryolu üzerinde  bulunuyor.   Samsun’a 84 km Amasya’ya 53 km uzaklıktadır.  Komşu  ilçeleri  Merzifon’a  24,Suluova’ya 15, Vezirköprü’ye 30,Ladik’e 32, Kavak’a 33 km uzaklıktadır. Ulaşım karayolu ve demiryolu  ile  sağlanıyor.

İlçe, kısmen ova kısmen de dağlık, engebeli bir arazi üzerindedir. Merkezi ise üç tarafı dağlarla çevrili bir vadi üzerine kurulmuştur.

Havza, bulunduğu coğrafya nedeniyle karasal iklimden ılıman deniz iklimine  geçiş  bölgesinde yer alıyor.

Bu nedenle Karadeniz bölgesinin sahil kesimine göre daha az yağış alıyor. Kış aylarında sis, kar yağışı ve buzlanma görülüyor.

İlçe Merkezi

Havza’nın  merkezine  yaklaşırken yolculuğunuz tarlalar ve yeşillikler arasında devam ediyor. Havza’nın girişinde genellikle iki katlı, altı dükkan yapılar dizilidir.

Havza’nın    meydanında    Atatürk anıtı,  arkasında  da  Büyük  Termal Oteli  yer  alıyor.  Burası  bir  yokuş üzerinde   konuşlanmış   termallerin bulunduğu, kendine has yapısı olan, renkli ve hareketli bir yerdir. Marketlerin   dışındaki   standlarda model model yüzme simitleri ve mayolar sallanıyor, hazırlıksız gelen ziyaretçiler içindir.Tarihi hamamlar ne yazık ki yapılan tadilat ve tamiratlarla özgünlüklerini kaybetmiştir.

Havza’nın gelişiminde kaplıcaların rolü;

Osmanlı yönetimine geçtiğinde Havza, Tersakan ırmağının batı tarafında küçük bir yerleşim merkezidir. Kasabanın batısında, yüksek bir yerde bulunan kaplıcanın cilt hastalıklarını ve bazı iç hastalıklarına şifa verdiğine inanıldığından değişik yerlerden pek çok kişinin akınına uğrarmış.

Halkın buraya akın akın geldiğini gören Türkler, bu kaplıcanın olduğu yere, bir hamam, imaret ve misafirhane gibi, ziyaretçilerin ihtiyaçları olan binaları inşa etmekte gecikmemişlerdir.

Önce de Sultan Mesud Hamamı, daha sonra da Şadi Paşa Hamamı yapılmıştır. Şadi Paşa Hamamı’nın mimari üslubuna bakılırsa, Selçuklu eseri olduğu anlaşılıyor.

Ekonomide çeşitlilik ;

Havza ekonomisinde termal turizmi önemli bir yere sahiptir. Çok sayıda otel, motel ve pansiyon şifalı sulardan faydalanmak için Havza’ya gelenleri ağırlıyor dört mevsim boyunca. Havzalılar tarım ve hayvancılık da yapıyor büyük ölçüde. Orman köylerinde ise halk geçimini orman ürünlerinden sağlıyor. Eski ve Yeni Çeltek denilen mevkide ise linyit kömürü ocakları işletiliyor.

Milli Mücadele Yıllarında Havza

Anadolu’nun bütün diğer yörelerinde  olduğu  gibi  Havza’da  da,  93 Harbi olarak tarihimizde anılan Osmanlı-Rus Harbi, Balkan savaşları, "Düvel-i Muazzama" yani o dönemin  süper  devletlerine  karşı  verilen ve Birinci Dünya Savaşı dolayısıyla  gerçekleşen  Çanakkale  Savaşları’nın  sebep  olduğu  maddi manevi yıkımları konu alan ve "Yurdumuz Havza" adında bir kitap yazan Zübeyirzade Mehmet Fuat   Efendi   Mustafa   Kemal’in Havza  günlerini  şöyle  anlatıyor:

"Mustafa Kemal Paşa, 13 Haziran 1919 günü Havza’dan ayrılarak Amasya’ya geçmiştir.

İlçede kaldığı 18 gün boyunca şimdi restore edilerek müze olarak kullanılan Mesudiye Oteli’nde ikamet etmiştir. Rahatsız olarak geldiği ilçede hem Milli Mücadele’nin temellerini atmış, hem de şifalı kaplıcalarında sağlığına kavuşarak ayrılmıştır."

Her derde deva şifalı sular

Kaplıca suyunun kaynaktan çıkış sıcaklığı   55   derecedir.Yılda   yaklaşık 100.000 kişinin faydalanabildiği bu kaplıcaların suyu arsenik, silis, çelik, bikarbonat, sodyum, sülfat ve kısmen kalsiyum ihtiva ediyor.Şifa  bulmak  amacıyla  buraya  gelen hastalar en çok cilt hastalıkları, sinir hastalıkları, kadın hastalıkları, romatizma, kireçlenme, kas ağrıları, kaza ve ameliyat sonrası oluşan kas ve sinir hastalıkları, eklem sertlikleri, çeşitli felçler, kansızlık, mide, bağırsak ve karaciğer rahatsızlıkları, böbrek ve idrar yolu hastalıkları ile iktidarsızlık sorunları için bu kaplıcalara geliyorlar.

Havza kaplıcalarının mucizevi öyküsü;

Havza’nın içinden geçen Samsun-Ankara karayoluna yaklaşık 1 km uzaklıktaki İmaret Mahallesi’ndeki 5 kaplıcanın hikayesi oldukça ilginç:

Söylenceye göre, günümüzden 2000 yıl öncesinde gerçekleşen bir depremde, bugünkü kaplıcanın olduğu yerde bir kilise varmış. Depremde bu kilise yıkılırken, altından sıcak su çıkmış. İşte bu depremden beri, 2 bin yıldır şifa dağıttığına inanılan bu sıcak sular yörenin tarihi sağlık tesisleri olarak hizmet vermeye günümüzde de devam ediyorlar. Bunlardan 3’ü eski tarihlerde yapılmıştır. Aslanağzı-Kız Gözü, Maarif ve şifa hamamlarıdır. Diğer ikisi de 1986 yılından sonra yapılmış olan Modern Türk Hamamı ile Lokman Hekim kaplıcalarıdır.

Atatürk'ü Anma ve Kutlama Festivali  ;

Atatürk’ün  25  Mayıs  1919'da Havza'ya gelerek 18 gün boyunca konuk olmasının anısını yaşatmak amacıyla Cumhuriyet’in ilk yıllarından 1989 yılına kadar "Mahalli Bayram" olarak kutlanan 25 Mayıs etkinlikleri bu tarihten itibaren, "Atatürk'ü Anma ve Kutlama Festivali"ne dönüşmüştür.

Her yıl değişik konser, tiyatro, halk oyunları gösterisi ile sergiler, konferans ve panellerin yanı sıra birbirinden ilginç yarışmalar düzenleniyor. 13-20 yaş grubu gençler bisiklet yarışması, liseler arası bilgi yarışması, amatör bilgi yarışması, amatör ses yarışması  bu  yarışmalardan  belli başlı  olanlarıdır.  Her  yıl  görkemli gösteri ve törenlerle kutlanan festivalin diğer bir özelliği de festival etkinlikleri içersinde her yıl düzenlenen ve "Karadeniz Kırkpınarı" olarak tanınan Havza 25 Mayıs Büyük Yağlı Pehlivan Güreşleridir.

Her şeyden önce Anadolu'nun en güzel güreş alanlarından birine sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebileceğimiz Havzanın, bölgede düzenlenen güreş organizasyonları arasında ilk sırada gösterilen 25 Mayıs Büyük Yağlı Pehlivan Güreşleri ile gerek müsabakalara katılım gerekse izleyici oranı ve mükemmel organizasyonu bakımın dan "Karadeniz Kırkpınarı" unvanını fazlasıyla hak ediyor.

Havza Mutfağı

Samsun'un hemen hemen tüm ilçelerinde olduğu gibi keşkek ve tirit Havza'nın da en meşhur yemeği. Havza'da hamur işleri de yaygın olarak yapılıyor.


LADİK

14.01.2015 09:36


Ladik,  Samsun'a  82  km  uzaklıktadır.Kuzeyinde Kavak, doğusunda Taşova ve batısında Havza ile çevrili, güneyde ise Amasya’ya komşudur. Yayla şenlikleriyle ünlü, şirin bir yerdir. Akdağ'ın kuzey eteklerinde kendi ismini alan geniş bir ova kenarında kurulmuştur. Merkez ilçe nüfusu 8.316, ilçe genel nüfusu ise 18.022. İlçede kışlar uzun ve sert, yazlar ise serin geçiyor. Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanıyor. Yeşilırmak'ın kollarından biri olan Tersakançayı Lâdik’e hayat veriyor. Lâdik Gölü’nden çıkarak batıya, oradan güneye, daha sonra doğuya kıvrılarak Yeşilırmak'la birleşiyor. Samsun'dan Lâdik'e her zaman ulaşım mümkündür.

Ekonomisini tarım, hayvancılık, sanayi  ve ormancılık canlandırıyor.

Yaz ve kış devam eden yağışlar nedeniyle çok çeşitli ürün yetiştirilebiliyor. Yaygın olarak buğday, arpa, yulaf, mısır, şekerpancarı ve ayçiçeği yetiştirilmektedir. Bunların yanı sıra bağ-bahçe sebzeciliği de yapılmaktadır. Lâdik'in yayla olması, hayvancılığın da gelişmesini sağlamıştır. Başta küçük baş hayvan yetiştiriciliği olmak üzere, büyükbaş hayvan yetiştiriciliği, küçük çapta da olsa balıkçılık ve arıcılık da yapılıyor. Akdağ   eteklerine   kurulan   ilçenin 18.585 hektarı orman alanıdır. Bu ormanların bir bölümü, koru  ormanı bir bölümü de baltalık ormanıdır.

İlçe merkezi

Kahvehane ve dükkanların çevrelediği meydanda belediye ve kaymakamlık binası yer alıyor. 1943 depremi, tarihi eserlerin büyük bölümünün yıkılmasına neden olmuştur. Bununla birlikte bugün hala ayakta kalan eserler son derece etkileyicidir.

Lâdik  yayla  şenlikleri 

Lâdik yaz aylarında yayla şenlikleri  için  yurdun  dört  bir  yanından gelenlerle dolup taşıyor. Şenliklerin  temel  amacı,  Lâdik’in  turizm potansiyelini komşu ilçelerle paylaşmaktır.

Yayla şenlikleri her yıl Temmuz ve Ağustos aylarında yapılıyor. Çim ve kar kayağının yapılacağı alan olarak tespit edilen Lâdik’e 7 km mesafede Lâdik Yaylası’nda, çeşitli oyun, buzağı yarışması, koç yarışması, bal yarışması, uçurtma yarışması, yamaç paraşütü gösterileri, çim kayağı yarışmaları, planör uçuş gösterileri gibi etkinlikler gerçekleştiriliyor.

Ladik Mutfağı

İlçede yapılan yöresel yemeklerin çoğu hamur işidir. Bunlar; Erişte, Tutmaz Aşı, Mantı, İşkefe Tatlısı, Kaz Pilavı ve şeridi, Çerkez Halüğü, Çerkez Şibsisi, Dabusun, Malakto, Gobi Lobiya, Lobya, Höşmerim, Kadayani gibi çok çeşitlidir. Yemekler gibi ekmekler de çok çeşitli: Somun, Hamursuz, Parmaklı, Lavaş Pide, Dökme, Döndürme, Samsa Ekmeği, Cırlak (Pırıl), Akıtma, Yufka, Mısır Ekmeği. Yöresel yemeklerinin dışında Lâdik'in Tandır Kebabı da oldukça meşhur.


19 MAYIS

14.01.2015 09:34


Samsun Sinop Karayolu’nda, Bafra’dan doğuya doğru yol aldığınızda 19 Mayıs’a varıyorsunuz. Samsun 19 Mayıs arası 33 km, 20 km’lik kumsal sahil şeridiyle Samsun'luların sayfiye olarak benimsedikleri 19 Mayıs’ta yaklaşık 25.000 kişi yaşıyor. Burada düzenlenen şenlikler de ilçenin hareketliliğini artırıyor. Kızılırmak Nehri’nin meydana getirdiği deltanın doğu ucunda yer alan ilçe merkezi ova görünümünde. Yüzlerce çeşit kuş türünü barındıran balık gölleri de özel bir atmosfer  oluşturuyor. Bölge halkı, 1877 78 yıllarında Dağıstan ve Kafkasya'dan, 1905 yılında Akdeniz ve Egeden, 1912de Yugoslavya ve Yunanistandan gelen göçmenlerle zenginleşmiş.

İlçe merkezi

Atatürk heykeli ve belediye binası karşılıyor sizi. 19 Mayıs Meydanı’ndaki Saathane de eski ve son derece estetik çizgileri olan bir yapı. Sahile ulaşmak için belediye binasının sağından hemen sağa bir U dönüşü yapılıyor. Yol geniş ama bozuk. Yaklaşık bir km kadar yol aldıktan sonra sola sapınca Ballıca Tekel Fabrikası çıkıyor karşınıza. Yol kendiliğinden sahile, kumsala çıkıyor. Uçsuz bucaksız bir kumsal ve Karadeniz’in çılgın dalgaları. Hava esintili olduğunda bunalmadan güneşlenmenin tadını çıkarıyor insanlar. Sahildeki 19 Mayıs Belediyesi’ne ait su parkı çocukların eğlence odağı.Uzun ahşap bir iskelenin ucundaki su  kaydırağından  kayan  çocuklar havuza değil denize dalıyorlar. Geçmişin izlerini Ahşap Cami, Yörükler Hamamı ve Taş Köprü günümüze taşıyor.

İklimi

Bu nedenle de kışlar ılık ve yağışlı,yazlar ise serin geçiyor. Kışın don hemen hemen hiç yaşanmıyor. Ancak Nebyan Dağı eteklerinde dört mevsimin  bütün  özellikleri  görülüyor. Fauna, çam ve köknar ağırlıklı.19 Mayıs dağ, deniz, göl ve ormanın bir arada olduğu nadir yerlerden biridir. İlçe merkezinin kuzeyinde kalan  topraklar  Kızılırmak’ın  oluşturduğu ovanın bir bölümünü kaplıyor. Nebyan Dağı’ndan çıkan ve Kumcağız-Engiz sınırından Karadeniz’e dökülen Engiz Çayı suluyor.

Ekonomik Yapı

19 Mayıs’ta başta tarım olmak üzere, hayvancılık ve balıkçılık da gelişmiş durumdadır. Tarım ürünleri arasında fındık, mısır, tütün önemli yer tutuyor. Hem deniz hem göl balıkçılığı yapılıyor. Göl kenarında yaşayan köylüler hasırcılık da yapıyor.El dokumacılığı,özellikle de kilim üretimi. gelişmiştir.

Doğa

19 Mayıs’ın en yüksek tepesindeki  Nebyan  Ormanları  ve  çevresi, gezi ve mesire olarak idealdir. Şenlikler genellikle burada düzenleniyor. Yörükler mevkiinde ise bölgenin en temiz denizinde yüzebilirsiniz. Balık gölleri ve çevresindeki sazlık ve bataklık arazi, deltanın  sulak  alanlarının  bir  kısmını oluşturuyor. Kızılırmak Deltası barındırdığı kuş popülasyonu, ülkemize uluslararası platformda prestij sağlayacağı gibi, doğa turizmi, çevre eğitimi, bilimsel araştırma alanında çok büyük bir potansiyel  oluşturuyor.

Yöresel Lezzetler

Yemek kültürü de oldukça zengindir. Keşkek, pıtıl ekmeği meşhurdur. Balkanlardan gelenlerin börekleri ile etli pilavı, oda sıcaklığında kurutulmuş et ve ciğer yemekleri, tarhana çorbası, özel fırında pişirilmiş somun ekmekleri ile günlük pişirilen saç ekmeği yöre yemekleri  arasındadır.


SALIPAZARI

14.01.2015 09:31


Yeşilçay ile Terme Çayının kesişme noktasında, dereler arasında kurulmuş olan  Salıpazarı’ndaki üç köprü, ilçenin karakteristik özelliğini   oluşturmuştur.Salıpazarı ile Gökçeli Köyü’nü Kurt Köprüsü, Yavaşbey Köyünü ise   Maviren   Köprüsü   birbirine bağlıyor. Samsun’a  uzaklığı  54 km Güneyinde Erbaa ve Akkuş, doğusunda Terme, batısında Ayvacık,  kuzeyinde  ise  Çarşamba ile komşudur. Yaklaşık 21 bin olan toplam nüfusun yaklaşık 6.156’sı merkezde yaşıyor. Samsun’dan Salıpazarı’na ulaşım  Çarşamba ve Terme ilçeleri üzerinden sağlanıyor.

Yeşil ve Ayazma çayları kırmızı benekli alabalıkları ile meşhur. Yazları çoğunlukla ılıman, kış aylarında ise soğuk  geçen Karadeniz’e özgün iklimi ile hafif karasal iklim arasında bir geçit iklimine sahiptir. Bu nedenle de kış aylarında burada kar yağışı etkili oluyor.

İlçe Merkezi

Fındık bahçelerinin içinden geçerek giriliyor Salıpazarı’na. İlçeye girişte, sol tarafta hükümet konağı yer alıyor. Taşlık yoldan ilerleyince dar bir meydana çıkılıyor. Burası Salıpazarı’nın alışveriş merkezidir.

Şimdi belki de hiç duymadığınız yemek isimlerini sıralayacağız. 

Zagi yani, Makaktu, Bileki Ekmeği, Çerkez pastası. Hepsinin tadı müthiş, kısa tariflerini verdik aşağıda.

Zagi Yani: Koyun eti, un, pirinç, tereyağı, ceviz, höğmen, çorotu, safran, pul biber, sarmısak karıştırılarak yapılıyor.

Makaktu: Taze fasulye, ceviz, yeşil kinzi (taze kişniş), sarımsak, koruk, irhan gibi malzemelerle yapılıyor. 

Bileki  Ekmeği: Mısır  unu kaynar su ile yoğrulup üzerine defne ve tahnal yaprakları serilir ve öylece pişiriliyor.

Çerkez Pastası: Mısır unu, süt, yumurta ve tereyağı ile pişirilip, üzerine et kavurması konularak yeniyor.